Genel Kültür, Önemli Kişiler, Tarihi Bilgiler

David Hume Kimdir ?

David Hume 1711-1776 yılları arasında yaşamış İskoçyalı tarihçi ve filozoftur. Mantıkçı pozitivistler arasında anti-metafizik akımın önemli temsilcilerinden kabul edilir. Onun felsefe tarihine kattığı en büyük katkıyı tümevarım eleştirisinde bulmak mümkündür. Diğer bir deyişle “tümevarım(induction)” Hume’un felsefesinin kilometre taşı olarak da görülebilir. Bu kavram, Hume’un felsefesinin derinliklerine inildiği zaman “is-ought” olan “olan-olması gereken” problemini doğuracaktır.

 

Felsefesi;

 

David Hume, bilim felsefesi anlayışını derinden etkileyecek bir anlayışın öncüsüdür. David Hume esas itibariyle Wittgenstein’in Tractatus Logico Philosiophicus isimli eseri ile yapmış olduğu hakikat ve matematik arasındaki ilişkinin ilk sorgulayıcılarından kabul edilmelidir.

 

Tümevarım ve Nedensellik;

 

David Hume’un tümevarım eleştirisi, bilim felsefesini derinden etkileyecek olan naiv tümevarımcı eleştirisidir. Hume’un burada kullandığı kavram “habitant”dır. Yani zihinsel olarak bir alışkanlık ve düzen(pattern) fikri ile bilim felsefesi olgusunun temellendirilmesinin metodik bir hata olduğundan bahsedecektir. Sözgelimi 0, 2, 4, 6 rakamları kullanıldığında hemen “8” şeklinde cevap verilmesi birey için tabiatta bir düzen arandığına dair bir işarettir Huma’a göre. Örneğin 1 beyaz kuğu, sonra 1 beyaz kuğu daha sonra 1 tane daha 1 beyaz daha kuğu görülmesi ile “dünyadaki bütün kuğular beyazdır” şeklindeki önerme naiv tümevarım yoluyla elde edilmiş ve yanlışlanması kolay olan bir önermedir. Zira bir tek beyaz olmayan bir kuğu bulunduğunda bu önerme yanlışlanacaktır. Dolayısıyla tümevarımın en alt seviyesi olan naiv tümevarımcılık, bilgi edinme metotlarının içinde en değersizi kabul edilmelidir.

 

Böyle iken tümevarımın geneli ne kadar bilgi vericidir? David Hume, bu açıdan tam tümevarımı kabul edecektir. Fakat “parça” ile “bütün” arasındaki bir orandan ibaret olan tümevarım, bilinenlerden bilinmeyenleri çıkarma yolu olduğu için güvenilmezdir. Yani bilinenler kesin bir şekilde bilinirken; bilinmeyenler, düzen(pattern) kabul ettiğimiz bazı olgular sonucunda mantıksal çıkarımlar ile “bilinir” hale getirilebilir. Ama bu “bilinir” olanlar, ne ölçüde bilinebilirdir. Hume, burada tümevarımın eksik bilgi verdiğini kabul edecektir.

 

Determinizm ve Etik;

 

Aynı şekilde tümevarım görüşü ile bağlantılı olarak nedensellik(causality) eleştirisi yapacaktır. Nedensellik dediğimiz zincir zihnimizin örüntü arayışının bir ürünü olduğuna göre bir nedensellikten bahsetmemizin imkanı yoktur ona göre. Bu bağlamda klasik fatalist determinstik anlayışın aksine hiçbir şey nedenler ile birbirine bağlanmış değildir ve hiçbir şey determinize edilemez.

 

Tarihçiliği;

David Hume ömrünün son yıllarında tarihçilik yapmış, İngiliz Tarihi hakkında yazmıştır.

bkz. Bazı eserleri:

Hayatımın özeti (1734)

İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme(1740)

İnsanın anlama yetisi üzerine bir soruşturma (1748)

İngiltere Tarihi (1762)

 

Bu Yazımızı Sesli Okuma Özelliğiyle Dinleyebilirsiniz. (AMP Sayfaları Hariç) :

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir