İlginç Bilgiler, Komplo Teorileri

Philadelphia Deneyi Kaybolan Gemi

Philadelphia deneyi 28 Mart 1943 tarihinde yapılan ve deneyin amacının,  ABD’ye ait Deniz Kuvvetlerinin, donanma gemilerinin düşman radarı tarafından tespit edilemeyecek hale getirilerek, 2. Dünya Savaşını üstün durumda tamamlamak istemesi olduğu düşünülmektedir. Bu yapılan deneyler ve deneylerin sonuçları hiçbir zaman halka resmen açıklanmadı. Fakat deneylerde bulunan kişilerin yaptıkları açıklamalardan ve kaleme aldıkları yazılardan anlaşılacağı üzere yapılan deneyler ve bu deneylerin ilginç sonuçları az da olsa öğrenilmiştir.

 

Tarihler 28 Mart 1943 yılını gösterdiğinde Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde bulunan Philadelphia şehrinin limanında bir deney yapılmıştır. İddialara göre deneyde kullanılan ve Deniz Kuvvetleri donanmasına ait bir koruma destroyeri olarak kullanılan USS ELDRİDGE adlı bir savaş gemisi gemi bir kaç dakika kadar kısa bir sürede 600 km kadar bir uzaklığa ışınlanmış ve tekrar bulunduğu konuma getirilmiştir. Deneyin bu şekilde yaşanıp yaşanmadığına dair herhangi bir resmi delil bulunmamasıyla beraber ABD donanması böyle bir deneyin hiç bir zaman gerçekleşmediği açıklamasını yapmıştır. Ancak bu durum 1984’de çekilen ve deneyle ilgili senaryolaştırılan filme kadar bilinmiyordu ve herhangi bir kanıtın bulunamadığı bu olay insanların aklında soru işaretleri yaratan ve hakkında çeşitli komplo teorilerine sebebiyet veren bir fenomen haline dönüşmüştür.

 

AKLIN ÖTESİNDE BİR DENEY: GÖKKUŞAĞI PROJESİ

 

Gökkuşağı Projesi ( Project Rainbow ) olarak da bilinen deney zamanla sansasyonel bir iddia olmaktan çıkıp bir fenomen haline dönüşmüştür. İddialara göre bu gizemli deneyde amaçlanan aslında gemiyi görünmez yapmaktı. Proje planına göre gemiler düşman radarına görünmeden istenen konumda aniden ortaya çıkacaktı. Bilimsel ifade ile ”optikal görünmezlik” olarak adlandırılan planda: özel bir cihazla ya da jeneratör ile oluşturulan güçlü bir manyetik alanın,  öncelikle deney gemisini sararak ışınları ya da radar dalgalarını bükerek veya kırarak gemiyi görünmez hale getirmekti.

 

Aklın çok ötesinde olan bu deneyin düşüncesi dahi heyecan vericiydi ancak çeşitli tanıkların iddialarına göre bu deney yaşanmıştı. Gemi fiziksel boyutta açık açık kaybolmuş ve bir kaç dakika sonra geri aynı konumuna dönmüştü! Tanıkların söylediklerine göre geminin üzerini kaplayan manyetik ışınım görevini yerine getirmişti lakin asıl görev gemiyi kaybetmek değil bir konumdan başka bir konuma göndermekti. Yani tabiri caizse hedef: ışınlanma idi. Anlatılanlara göre deney için düğmeye basıldığında önce devasa bir mavi ışık etrafı kaplamış ve gemi ortadan kaybolmuştu.

 

Kaybolan gemi bir kaç dakika içinde gemi Norfolk Virginya ‘da ortaya çıkmıştı. Göründükten sonra esrarengiz ve bilinmez bir şekilde tekrar kaybolup Philadelphia’ ya geri dönmüştü. Gemi geri döndükten sonra mürettebatın yarısı yok olmuştu geri kalanı da ağır yaralı bir durumdaydı ve delirme aşamasına gelmişlerdi. Anlatılanlara göre mürettebatın uzuvları geminin belli kısımlarına yapışık bir halde gelmişlerdi, kimisi yarım olarak kimisinin sadece kolu ya da bacağı gelmişti. Yani deney bir faciaya dönüşmüştü…

 

ALBERT EİNSTEİN VE PHİLADELPHİA DENEYİ

 

Deneyin bilimsel temelinde Albert Einstein’ın Çekim ve Elektriklenmede Birleşik Alan Kuramı yatmaktaydı. İddialara göre bu kuram, deneyle ilgilenen kişi veya kişilerce elektriğin manyetik alanda kamuflaj olarak kullanılması konusunda deneye entegre edilmişti. Zira Albert Einstein, bahsi geçen kuramı henüz denememiş olmanın dışında henüz tamamlamamıştı. O yıllarda hedeflenen amaç, güçlü bir elektromanyetik alan yaratılarak gemilerin ve diğer ordu araçlarının görünmez olmalarını sağlamak ve düşmanlara karşı korunmasını sağlamaktı. Hatta bu olayın daha da geliştirilerek, atmosfere entegre edilip devasa üslerin görünmez olması dahi düşünülmüştü.

 

DENEYDE YER ALDIĞI İDDİA EDİLEN ÖNEMLİ BİLİM ADAMLARI

 

Deneyin 1930’lu yıllarda Chicago Üniversitesi’nde planlandığı düşünülmektedir. İddialara göre proje 1 sene sonra Princeton Üniversitesi’nde devam etmiştir. Herkesçe bilinen ve o dönem oldukça önemli işlere imza atmış olan bazı bilim adamlarının da projede yer aldığını söyleniyor. Projeye dahil oldukları düşünülen en ünlü bilim adamları Albert Einstein, Dr. John von Neumann ve dahi, gizemli, elektriğin asıl babası ve yıldırımların efendisi Nikola Tesla’ dır.

 

Bu Yazımızı Sesli Okuma Özelliğiyle Dinleyebilirsiniz :

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir